Kayıtlar

16. Yüzyılda İstanbul Kent - Saray - Günlük Yaşam - Metin And

Resim
16. Yüzyılda İstanbul Kent - Saray - Günlük Yaşam - Metin And 16. Yüzyılda İstanbul , büyük ölçüde bilgilendirici, eğlendirici ve dünden bugüne karşılaştırma yapmaya elverişli "resim okuma"larla donatılmış bir kitap.  Metin And, İstanbul'a hayran bir İstanbul’lu. Genç yaşta ayrılıp kısa süreli ziyaretler için gelip gittiği bu kente onu en parlak yüzyılındaki haliyle anlatarak borcunu ödemiş.  16. Yüzyılda İstanbul, büyük ölçüde bilgilendirici, eğlendirici ve dünden bugüne karşılaştırma yapmaya elverişli "resim okuma"larla donatılmış bir kitap.  Aslında yabancıların kalem ve fırçasıyla çizilmiş büyük bir İstanbul Panoraması. Bu panoramaya bakınca İstanbul'u "Kent - Saray - Günlük Yaşam" gibi kesitlere bölünmüş olarak görüyorsunuz. Her bölüm kendi karakterine uygun resimlerle, resimlerde görülenlere ilişkin açıklamalarla ele alınmış ve İstanbul "yemyeşil, huzur içinde, toplumsal yaşamı uyumlu" bir kent olarak yansıtılmış.  16. Yüzyılda İsta...

Kurt İzi - Nicholas Evans

Kurt İzi - Nicholas Evans KONUSU :  Hayvanları koruma kapsamına alınan kurt sürüsünün Hope adlı kasabaya saldırmasına ve bir biyologla hayvansever bir gencin aşk hikayesini anlatıyor. ÖZETİ     : Bir kurt sürüsü hayvancılık yapanların yaşadığı sakin bir kasaba olan Hope’a ani ve şanlı bir dönüş yapmasıyla roman başlamaktadır. Yüzyıl önce burada binlerce kurt boğazlanmıştır. Hatta öyleki kurtların gömüldüğü yol kemiklerden dolayı ışıl ışıl parlamaktadır. Daha doğrusu kasabanın sabıkası kurtlardan dolayı bir hayli kabarıktır. Eski nefreti canlandıran kurtlardan bir tanesi yörenin en zengin en karizmatik ve en önde geleninin kundaktaki torununa saldırır. Bu saldırıyı Buck Calder’ların bahçedeki köpeği  canı pahasına da olsa kundakdaki çocuğu kurtarmayı başarır. Bunun üzerine kendi hayvanlarına saldıracağını düşünen kurtlardan nefret eden kasaba halkı kurtları bulup öldürmek için harekete geçer. Kurtları yok etmek isteyenlere karşı hayvanları korumak üzere Hope kasabasın...

Baldaki Tuz - Yaşar Kemal

Resim
Baldaki Tuz - Yaşar Kemal Baldaki Tuz, Ağacın Çürüğü, Ustadır Arı ve Zulmün Artsın Yaşar Kemal'in gazetelerde, dergilerde yayınlanmış toplumcu ve gerçekçi bir bakış açısıyla kalema aldığı yazılarından ve konuşmalardan derlenmiştir. Onun düşünce ve yazarlık serüvenine tanıklık eden bu yazılar halkın yıllardır içine sürüklendiği karanlığın belgeleridir. "Dünyayı sonuna kadar ödemek... Çalışarak, kitapların, türlü insanların. Doğanın macerasına katılarak, yoksul, acı çekerek ödemek. Ama dünyayı sonuna kadar ödemek. İliklerine kadar bütün yoğunluğuyla ödemek. Kırk yıllık yolda yaprak kımıldasa, yüreğinin başında duyarak, dünyanın acısına, sevincine katılarak ödemek."Baldaki Tuz, Ağacın Çürüğü, Ustadır Arı ve Zulmün Artsın Yaşar Kemal'in gazetelerde, dergilerde yayınlanmış toplumcu ve gerçekçi bir bakış açısıyla kalema aldığı yazılarından ve konuşmalardan derlenmiştir. Onun düşünce ve yazarlık serüvenine tanıklık eden bu yazılar halkın yıllardır içine sürüklendiği karanlığ...

Allah'ın Askerleri - Yaşar Kemal

Resim
Yaşar Kemal İstanbul'un çeşitli semtlerinde çocuklar arasında dolaşarak onların hikayelerini anlatır. Küçük yaştaki bu çocuklar, sokaklarda yatıp kalkıyor olmalarına, kimsesizliklerine, hor görülmelerine, açlığa rağmen hala hayatta, hala insan kalmışlardır. Allahın Askerleriyle yapılan röportaj zengin bir dille hüzünlü bir hikayeye dönüşür.

Ağrıdağı Efsanesi - Yaşar Kemal

Resim
Bir aşk destanı olan Ağrı Dağı Efsanesi geleneklerini Mahmut Han'a karşı savunan Ahmet ile Gülbahar arasındaki aşkı konu alır. Efsanelere ve halk söylencelerine yürekten bağlı Yaşar Kemal'in bu romanı, insan psikolojisinin derinliklerini de içerir. "Yaşar Kemal Anadolu'nun halk edebiyatıyla alışveriş içindeyken başladı yazmaya. Gerçek bir yazar olduğu için de dilin duyarlığından, şiirsel destanın tek kahramanıolan Türk halkının kültüründen esinlenmesini bildi." - Jeliha Hafsia, La Presse, (Tunus) "Yaşar Kemal'in romanı Tolstoy'un çapına ve Dickens'ın canlılığına sahiptir." - Manchester Guardian, (İngiltere) "Zengin, renkli ve zekice bir nitelikle bezenmiş bir üslup ve yazdığı her kelime sert, cilalanmış, ayrıksı ve bir buğday tanesi gibi potansiyel olarak üretken." - Irish Times, (İrlanda) 'Kitabın güzelliği zengin şiirsel dilinde, efsane ve mit duygusunda yatıyor.' -Sunday Telegraph

Ağıtlar - Yaşar Kemal

Resim
Ağıtlar - Yaşar Kemal Ölüme karşı etkin bir direniş olan ağıt, insanoğlunun ölümle yüz yüze geldiğinde duyduğu şaşkınlığı, korkuyu ve inanmazlığı dayanılır kılma çabasının sonucudur. Bin yıllardır yakılan ağıtlar, Anadolu'da da çok büyük bir çeşitlilik ve zenginlik gösterir. Yaşar Kemal'in Çukurova bölgesinden ve Toroslar'dan derlediği pek çok ağıt, Ağıtlar'da bir araya geliyor. "Gözümün önüne, bir deri bir kemik köylü delikanlının biri çıkacak. Adı Kemal sadık Göğceli, Hemite köyünden gelmedir. Dağ bayır dinlemez, köyünden, dağ köylerinden, obalardan, ovalardan, kasabalardan, ikide bir de kopup gelir Adana'ya, çöker önümüze, ağıtlar, türküler, destanlar serer buruşuk sarı kağıtlar üstüne yazılmıştır.

Ben Neyim ? - Itır Erhart

Resim
Ben Neyim ? - Itır Erhart "…savunmaya çalıştığım yaklaşıma göre, "benim ilk fotoğraflarım, annemin rahminde iken çekilmiş olanlardır" cümlesi, doğru olacaktır. Ben, o insan ceniniydim ve sonra o cenin insan bebeğine dönüştü, insan yavrusuna ve sonra da yetişkin insana dönüştü.  Beni annemin rahminde iken gösterenlerden başlayıp bitkisel hayatta insan olarak gösterenlere kadar resimlerle dolu bir albümüm olsa, bütün bu resimler benim resimlerim olacaktır. Bu resimleri karıştırırken, gördüğümüz şey bir insandır. Onu bir takım özellikler kazanırken ve bir takım başka özellikler kaybederken görürürüz.  Bebek olma özelliğini kaybedip çocuk olur, öğrenci olma özelliğini kaybedip öğretmen olur vs. Aynı kalan şey, onun özdeşliğidir. Onun bir yaşındaki halini gösteren resme ve onu üniversiteden mezun olduğu gün gösteren resme bakarken aynı insana bakıyor oluruz."