Kayıtlar

Araştırma etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Din ve Devrim - Orhan Gökdemir

Resim
Din ve Devrim - Orhan Gökdemir ÖNSÖZ İnsan, varoluşundan bu yana doğayla olan ilişkisine bir açıklama getirmeye çalışıyor. Bu kendisine bir anlam verme sorunuyla ilgilidir; öne atıldığını görüyor, bu yeteneğinin onu özel kıldığını düşünüyor. Doğanın, kendisi için varedildiğini düşünmek, insanın en temel kuruntusudur. Doğadan ayrı bir varlık değildir insan, doğanın doğal bir uzantısıdır.  Bu özel ürünü nedeniyle doğanın sevindiğini, ya da yerindiğini gösterecek yeterli veri yoktur elimizde. Doğa insan sözkonusu olduğunda da doğal mecrasındadır. Buna karşın din, felsefe ve bilim bu apaçık ilişkiye yeni bir açıklama aramaktadır.  Dine göre doğa, tanrı tarafından insan için yaratılmıştır; insan, tanrının kendine bahşettiği bu nimetleri kullanma hakkına sahiptir. Tanrıyı hoş tuttuğu sürece bu ilişki sorunsuzca sürecektir. Felsefeye göre doğa ile insan arasındaki ilişki dolaysız bir ilişkidir. İnsan gücü yettiğince doğayı kullanır, dönüştürür.  Gücünü ve yeteneklerini arttırdı...

Gereksiz Bilgiler Rehberi - Zeki Kanmaz

Resim
EVRENİN YAŞI KAÇTIR?  Wilkinson Mikrodalga Anizotropi Uydusu (WMAP), bundan yaklaşık 5 yıl önce, evrenin her yerini dolduran 'kozmik mikrodalga fon ışınımı' üzerinde duyarlı ölçümler yaptı. Bu ışınım, evrenin başlangıç anı olan Büyük Patlama'dan yaklaşık 300.000 yıl sonra ortamın yeterince soğumasıyla atom çekirdeklerinin ortamdaki serbest elektronları yakalayıp atomları oluşturdukları, böylece enerji (ışık) parçacıkları olan fotonların ilk kez her tarafa dağılmış olan elektronlara çarpmaktan kurtulup, serbestçe boşlukta yol almaya başladıkları andan kalan fosil ışınım. Günümüzde evren çok genişlemiş ve soğumuş olduğu bu fosil ışınım, 2,7 K (yaklaşık -270 C) dereceye karşılık geliyor. WMAP, bu fosil ışınım içinde 1 derecenin 100.000'de biri ölçeğine kadar çok küçük sıcaklık farkları belirledi. Bu farkların incelenmesi, evrenin yaşı, içeriği, yapısı ve geleceği konusunda çok kesin veriler ortaya koydu. Bu verilere göre, evrenimizin 13,7 milyar yaşında olduğu hesaplanıyor...

Baltacı Mehmet Paşa ve Katerina - Murat Sertoğlu

Resim
Baltacı Mehmet Paşa ve Katerina - Murat Sertoğlu 1711 yılında Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa komutasındaki 120 bin kişilik Osmanlı Ordusu ile Rus birliklerini komuta eden Çar Deli Petro'nun emrindeki askerler, Prut Nehri'nin batısında karşı karşıya gelirler ve meydana gelen savaşta, Ruslar büyük bir yenilgiye uğrarlar.  Baltacı Mehmet Paşa'nın strateji bilgisi ve Osmanlı askerinin üstün savaş yeteneği zaferin kazanılmasını sağlamıştır. Çar Deli Petro'nun bu yenilgisi Rusya'nın kaderini belirleyecektir ve belki de Rusya yeryüzünden tamamen silinecektir. Fakat, tarihin birçok döneminde olduğu gibi yine bir kadın tarih sahnesine çıkar ve çarkı ters çevirir.  Gerek çevirdiği entrikalarla gerek güzellik ve kurnazlığıyla gerekse de birçok kadının güzelliğinden sonra en büyük silahı olan gözyaşlarını kullanarak, Çar Deli Petro'yu ve çevresindeki tüm erkekleri etkileyip, Rusya'yı avucunun içine alıp, ülkeyi istediği gibi yöneten Katerina, gözünü bu defa Baltacı Mehmet...

Allah'ın Askerleri - Yaşar Kemal

Resim
Yaşar Kemal İstanbul'un çeşitli semtlerinde çocuklar arasında dolaşarak onların hikayelerini anlatır. Küçük yaştaki bu çocuklar, sokaklarda yatıp kalkıyor olmalarına, kimsesizliklerine, hor görülmelerine, açlığa rağmen hala hayatta, hala insan kalmışlardır. Allahın Askerleriyle yapılan röportaj zengin bir dille hüzünlü bir hikayeye dönüşür.

Sosyoloji Notları ve Konferansları - Cemil Meriç

Resim
Yazarın değil konuşan Cemil Meriç Sosyoloji Notları ve Konferanslar, Cemil Meriç'in İstanbul Üniversitei Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nde 1965'ten 1969'a kadar anlattığı dersleri, verdiği birkaç konferansın metnini ve bazı sohbetlerinden alınan notları içeriyor. Donmuş bir müfredatı anlatan bir "hoca" değil, öğrencileriyle ve dinleyenleriyle birlikte sesli düşünen bir fikir adamı, Cemil Meriç. Bu sesli düşünmeler; Cemil Meriç'in daha sonraki yıllarda yazdığı kitapların malzemesini, taslaklarını oluşturoyor. "Yazar"ın ve "hoca"nın düşüncesini olgunlaştırmasının izini sürmeyi sağlayan metinler okuyacaksınız. Sesli düşünmenin belki disiplinsiz, dağınık, bazen spekülatif, ama yaratıcı ve kimi zaman da yazılı olandan daha canlı evreni...

Pedalımda 5 Ülke - Mutlu Dinçer

Resim
Pedalımda 5 Ülke - Mutlu Dinçer  Bir hayal, iki öğretmen, beş ülke, onlarca şehir, yüzlerce köy, binlerce renk, doku, tat, festival, milyonlarca pedal, milyarlarca insan… Gezi tecrübeleriyle ilgili yeni ve özgün bir şey söylemek ne kadar zor. Avcı toplayıcı ilk insandan, konargöçer atalarımıza, İbniBatuta'ya, Marco Polo'ya, Evliya Çelebi'den modern gezginlere kadar binlerce seyahatname yazarı, içlerindeki coşkuyu, yolda olmalarının nedenini ve yaşadıkları olağanüstü anları ne derece kelimelere dökebilmiştir ki!  Shakespeare'in dediği üzere "Hayat bir oyun sahnesi!" Bu satırların sahibi İnci ve Soner Sarıhançifti bu sahnede figüran olmak yerine başrolde oynamayı ve uzun metraj bir yol filmi çekmeyi tercih etti. 2005 yılında aldıkları radikal bir kararla tüketim çılgınlığına biraz olsun ara verip Dünya'ya olan borçlarını ödemek için ulaşım araçlarının en masumu olan bisikletle yollara düştüler.  Sarıhan çiftinin Denizli-Muğla-Antalya seyahati ile başlayan bi...

RAKI ANSİKLOPEDİSİ

Resim
  RAKI ANSİKLOPEDİSİ  Ansiklopediler tarih boyunca kültürel gelişimin dinamosu olmuştur. Hangi dilde, hangi konuda olursa olsun, her ansiklopedi insanlığın ortak kültür mirasına yeni değerler katar, bilgi birikimini derinleştirir. Bugüne kadar hazırlanan ilk Rakı Ansiklopedisi de öncelikle bu evrensel amacı taşıyor.  Yaşayan rakı kültürünün bütün yönleriyle kavranmasını sağlayacak bilgileri derleyen sistematik başvuru kaynağı olarak kütüphane raflarındaki yerini alıyor. Her sayfasına anason kokusu sinmiş bu ansiklopedi, 500 yılı aşkın bir zaman diliminin izini sürüyor.  Rakı kültürünün ayrılmaz parçası, üç temel kavram olan rakı, meyhane ve çilingir sofrası, bu 500 yılı aşan tarihsel süreçte mercek altına alınıyor.  Tarih, edebiyat, mizah, sanat, müzik, sinema, folklor, kent kültürü, eğlence kültürü gibi alanlardan derlenen maddeler, rakı jargonundan seçilmiş 600'ü aşkın sözlük maddesiyle ve rakının çevresinde oluşturduğu toplumsal ve kültürel olguları değerlend...

Zeitgeist Ne Anlatıyor - Emrah Alpat

Resim
Peter Joseph'in ünlü filmi Zeitgeist The Movie hayatımıza 2007 yılında girdi. 2008 yılındaysa piyasaya Zeitgeist Addendum çıktı. Her iki film de kısa sürede büyük bir popülerliğe kavuştu. Yakın bir tarihte üçüncü filmin gösterime gireceği ilân ediliyor. İnternet üzerinden bedava indirilebilen filmlerin yaklaşık 100 milyon kişi tarafından izlendiği tahmin ediliyor. Mesele sadece sayıyla da ilgili değil. ABD ve sistem karşıtı çevreler arasında Zeitgeist'ın savunduğu fikirler hızla yayılıyor. İnternet sayesinde Zeitgeist Hareketi adı altında örgütlenmeye çalışılıyor. Peki, Zeitgeist hakikaten bir sistem eleştirisi yapıyor mu?  Kaynakları ne kadar güvenilir? İleri sürdüğü tezler hangi dünya görüşünün ürünü? 11 Eylül Olayları ya da perde arkasından dünyayı yönetenler hakkındaki iddiaları komplo teorisi mi yoksa Amerikan karşıtlığı mı?  Dinler tarihi bir aldatmacadan mı ibaret?  Zeitgeist ile New Age akımları arasında bir ilişki var mı?  Venüs Projesi gerçekleşebilir mi?...

24. Gün Öğleden Sonra - A. Hakan Soysal

Resim
Kitapta sözü edilen yerler gerçekten de İstanbul'un Anadolu yakasında bulunan yerlerdir. Bu yerlerde bahsi yapılan binalar, köprüler, geçitler de gerçekten vardır. Ama bu kitapta yer alan isimler ve evler tamamen uydurulmuştur. Romanda hayati bir rolü bulunan Emniyet Müdürü de tamamen hayal olarak yaratılmıştır. (Bildiğim kadarı ile) İdealtepe, Maltepe İlçesine bağlı bir yerleşim olması nedeniyle burada kendi adı ile anılan bir İlçe Emniyet Müdürlüğü de yoktur, Emniyet Müdürü de. Romanda belirtilen polislerin de İstanbul'daki Emniyet Güçleri ve polislerle uzaktan yakından bir alakaları yoktur. Bunu kitaptaki bütün karakterlerin tamamen hayal ürünü oldukları için bir kez daha belirtmekte fayda var. Yaşayan insanlarla romandaki insanlar arasında bulunabilecek benzerlikler ise tümüyle rastlantı ve okurun benzetmesinden ibarettir.

Yüzümde Nazım İzi Var - Güney Özkılıç

Resim
Yaşamının 13  yakını hapishanelerde geçen Nâzım Hikmet, Bursa Cezaevinde 11 yıla yakın tutsak kalmış ve Memleketimden İnsan Manzaraları, Piraye İçin Yazılmış: Saat 21- 22 Şiirleri başta olmak üzere en beğenilen eserlerini Uludağ'ın yanı başındaki bu kentte kaleme almıştır. Bursa'da yüzlerce mekânda yüzlerce tanıkla görüşülerek yapılan bu çalışmada görüldü ki Nâzım Hikmet, İkinci Dünya Savaşı'nın hüküm sürdüğü yıllarda, ülkemizde tek parti yönetiminin iktidar olduğu dönemde, cezaevine değişik nedenlerden girmiş insanların düşünce dünyasını değiştirmiştir. O, Bursa Cezaevini bir enstitüye çevirmiş, insanlara yaşama bir başka pencereden bakmayı öğretmiştir. Bursa'nın kaplıcalarında, hanlarında, sokaklarında, evlerinde, Nâzım Hikmet'in ve onu ziyarete gelenlerin ayak izlerini görmeniz mümkündür..